// Açık Çağrı! // Edebiyat Üzerinden Modern Türkiye’nin Sosyal Tarihi için Bir Okuma Listesi

Kategori: Edebiyat

PROJE TANITIMI

BoltArt, edebiyat ile ilgilenen herkesin katkıda bulunabileceği kolektif bir proje başlatıyor. Modern Türkiye’nin sosyal tarihini Türk edebiyatının hangi yapıtları üzerinden izleyebiliriz? Edebiyat, bize tarihçilerin anlatamadığı neleri anlatıyor? Bu sorulara hep beraber yanıt arıyoruz. Burada önerdiğimiz listeden seçeceğiniz yapıtlar hakkında incelemeleriniz, izlenimleriniz, yorumlarınızla katkıda bulunabilirsiniz.

AMACIMIZ

Bu proje bir tür beraber yaratma ve öğrenme etkinliği olarak tasarlandı. Derdimiz, tarihsel deneyimin edebiyat üzerindeki izdüşümlerini takip ederek Türkiye tarihini daha iyi anlamak. Son yüzyıldaki toplumsal gelişimin ortaya çıkardığı siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, var oluşsal, estetik sorunları bireyler kendilerine nasıl mesele edinmiş; edebiyat bu meseleleri ne biçimde ete, kemiğe, kağıda, mürekkebe büründürmüş; Türk edebiyatının değerli yapıtları üzerinden bunu izlemek. Aşağıda bu işe uygun gördüğümüz yapıtların bir listesini ve önerdik. Elbette ki, bu keyfi ve her daim eksik kalacak bir liste; bunların haricinde önereceğiniz yapıtlar hakkındaki fikirlerinizi de merak ediyoruz. Bir kitap seçin ve inceleme yazınızı bize gönderin. Yazılar online kültür ve sanat dergisi BoltArt’ta yayımlanacak.

LİSTE NASIL OLUŞTURULDU?

Listedeki yapıtları konu edindikleri dönemin a) genel bir panoramasını çizmekte veya b) belirleyici önemdeki bir toplumsal meselesine ışık tutmaktaki başarılarına göre seçtik. Doğrudan bir tarih rehberi olarak tasarlanan veya manifesto niteliğindeki “kurgu” yapıtlardan mümkün olduğunca uzak durmaya çalıştık. Bu proje, kısmen Berna Moran’ın Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış derlemesindeki incelemelerden ilham aldığı için, oradaki kitap seçkisi de değerlendirmemize yardımcı oldu. Listedekilerin hepsinin, basit anlamda, iyi edebiyat yapan yazarlar olduğunu düşünüyoruz. Katkıda bulunmak isteyenlere bir rehber sunmak gerekirse; bu okumalar üzerinden ilgili dönemlerde,

• toplumsal bilinci (an içinde) ve belleği (geriye dönük olarak) o dönemle ilgili hangi meselelerin meşgul ettiği, dönemin ruhuna ilham veren toplumsal çelişkinin ne olduğunu

• hangi aktörlerin (kültürel bloklar? ekonomik temelli sınıflar? statü grupları? siyasi örgüt ve kurumlar? etnik veya dini cemaatler? salt bireyler?) önem kazandığı, bunların aralarındaki ilişkilerin nasıl çizildiğini

incelemeyi umuyoruz. Derdimiz – tekrarlamak gerekirse – Türkiye tarihini daha iyi anlamakla ilgili. Bu anlamda, edebiyatın estetik eleştirisi geri planda ve amatör düzeyde kalabilir, tabi ki incelemeler bunun ötesine geçebilirse başımızın üstünde yer edinirler. Fakat her halükarda, edebiyat üzerinden okuduğumuz bu tarihin bir parçası olan edebiyata geri dönerek bir çember tamamlamalıyız. Böylece, proje çıktıları ortaya kondukça, yapılan incelemelerle şu sorular hakkında da kolektif bir söz edilmiş olmasını bekliyoruz: Toplumsal gelişimin nabzını tutma, hatta bunun eleştirel bir çözümlemesi yapma derdi bu edebi yapıtlarda ne derece temsil edilmektedir? Zaman içerisinde Türk edebiyatı bu yeteneğine ne katmış, ondan ne yitirmiştir?

ÖNERİLEN YAPITLAR LİSTESİ

1900-1914:

• Yakup Kadri Karaosmanoğlu – Kiralık Konak, 1922

• Mithat Cemal Kuntay – Üç İstanbul, 1938

• Ömer Seyfettin – çeşitli öyküler

1914 – 1922:

• Yakup Kadri Karaosmanoğlu – Sodom ve Gomore, 1928; Yaban, 1932;

• Kemal Tahir – Yorgun Savaşçı, 1965

• Ahmet Hamdi Tanpınar – Sahnenin Dışındakiler, 1973 [tefrik: 1950]

1922-1945

• Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ankara, 1934

• Memduh Şevket Esendal – Ayaşlı İle Kiracıları, 1934

• Sabahattin Ali – İçimizdeki Şeytan, 1940

• Nazım Hikmet – Memleketimden İnsan Manzaraları, [Türkiye’de yayımlanma:] 1966-67

• Kemal Tahir – Kurt Kanunu, 1969

• Orhan Pamuk – Cevdet Bey ve Oğulları, 1982

1945 – 1960

• Orhan Kemal – Bereketli Topraklar Üzerinde, 1954

• Yusuf Atılgan – Aylak Adam, 1959

• Ahmet Hamdi Tanpınar – Saatleri Ayarlama Enstitüsü, 1962

• Yaşar Kemal – Dağın Öte Yüzü (Ortadirek, 1963; Yer Demir Gök Bakır, 1965; Ölmez Otu 1968)

• Haldun Taner – çeşitli öyküler

• Aziz Nesin – çeşitli öyküler

1960-1980

• Sevgi Soysal – Yenişehirde Bir Öğle Vakti, 1973

• Oğuz Atay – Tutunamayanlar, 1973

• Yaşar Kemal – Akçasazın Ağaları (Demirciler Çarşısı Cinayeti, 1974; Yusufçuk Yusuf 1975)

• Adalet Ağaoğlu – Ölmeye Yatmak 1973; Bir Düğün Gecesi, 1979

• Ferit Edgü – O / Hakkari’de Bir Mevsim, 1979

• Orhan Pamuk – Kara Kitap, 1990

• Metin Kaçan – Ağır Roman, 1990

1980 – …

• Latife Tekin – Sevgili Arsız Ölüm, 1983; Berci Kirsten Çöp Masalları, 1984

• Tahsin Yücel – Peygamberin Son Beş Günü, 1992

• Mehmed Uzun – Roni mina evine, tari mina mirine, 1998 [Türkçe: “Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık”, 2006]

• Murat Uyurkulak – Tol, 2002

• Orhan Pamuk – Kar, 2002

Biz listeyi oluştururken, özellikle 1980 sonrasına ışık tutacak kitaplar seçmekte zorlandık. Bir toplumsal deneyimi henüz onun içindeyken yorumlamak, olayların tozu dumanı ortadan kalktıktan sonra geriye bakıp yorumlamaktan daha zor elbette (Minerva’nın baykuşu, akl-ı evvel değil az buçuk aklı evveldir). Biraz da, popüler ve ciddi edebiyat arasındaki ilişkinin değişmesi nedeniyle, kitap seçmedeki tercihlerimize güvenemediğimizden bu eksiklik. Fakat tek nedenler bunlar olmasa gerek. 1980 sonrası edebiyatını ketum bırakan dinamikler var gibi görünüyor. Bu dönem yapıtlarının ketumluğunu inceleyerek belki bu dinamiklere de biraz ışık tutmak mümkün olabilir. Mesela, mevcut Kürt meselesini adını koyarak konuşamadığımız bir ortamda, Murat Uyurkulak’ın 80 öncesi devrimcilerini konu edinir görünen romanını, listede 90’ların başkaldırısının bir gizli yorumu olarak görmek zorunda kalıyoruz.

SÖYLENECEK ÇOK SÖZ VAR…

Buradan hareketle bir çağrımız var. Daha önce “geleneksel ve modern arasında sıkışmış Türk aydınının çelişkileri ve bunalımları” hakkında çok şey yazılıp çizildi. Yapılanı tekrarlamamak ve bir boşluğu doldurmaya başlamak için listenin başlangıç kısmını görece kısa tutuyor ve dikkatinizi yakın dönem edebiyatımıza davet ediyoruz. Özellikle

• Kürt

• kadın / cinsiyet / cinsellik

• gecekondu / varoş / marjinallik

meseleleri hakkında söylenecek çok söz var. Dileyenler, tematik bir odak etrafında birkaç yapıtı birden konu edinen yazılarla da katkıda bulunabilir.

İncelemeleri yaratıcı biçimlerde yapmaya ne dersiniz? Örneğin, BoltArt yazarları olarak, bazı yapıtlar hakkında birbirimizle söyleşiler yaparak bunları yazıya dökmeyi planlıyoruz. Katkıda bulunmak isteyenleri de benzer diyaloglar geliştirmeye ve karşılıklı etkileşimin yaratacağı beyin cereyanlarını ve fırtınalarını değerlendirmeye davet ediyoruz. Böyle bir diyaloga sıcak bakan katılımcıları, dilerlerse, aynı yapıtla ilgilenen başka katılımcılarla biz de eşleştirebiliriz.

İLETİŞİM

Yazılarınızı ve fikirlerinizi editor@boltart.net adresine gönderebilirsiniz. Bu yazının altına yazacağınız yorumlarla da önerilerinizi paylaşabilirsiniz.

Aylak zamanınızdan başka kaybedecek bir şeyiniz yok. Tarihin sizden öğreneceği çok şey var. Dünyanın tüm edebiyat meraklıları, birleşin!

Tartışma Alanı

“Açık Çağrı! // Edebiyat Üzerinden Modern Türkiye’nin Sosyal Tarihi için Bir Okuma Listesi” için 10 Yorum yazılmış.


  1. Radikal Kitap ekinin bildirdiğine göre Tevfik Çavdar buna benzer bir işe girişmiş bile.

    Bakınız:

    http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=ktp&haberno=7360

    Şöyle ki:

    “TÜRKİYE’NİN YÜZYILINA ROMANIN TANIKLIĞI
    Tevfik Çavdar, Yazılama Yayınları, inceleme, 189 sayfa
    Tevfik Çavdar, ‘Türkiye’nin Yüzyılına Romanın Tanıklığı’ isimli bu çalışmasında, Cumhuriyet’in tarihini romanlar üzerinden okuyor. Çavdar bunu, Türkiye’nin son yüzyılına, bir tarih araştırması titizliğiyle eğilen yazarların romanlarında yansıttıkları bölümleri analiz ederek yapıyor. Fethi Naci’nin “Cumhuriyet’in gerçek tarihi, biliyorsunuz, şimdilik ancak romanlarda okunabilir,” yargısından hareketle çalışmasını gerçekleştiren Çavdar, Cumhuriyet’in seksen yılı aşan tarihinin üstünün çeşitli kısıtlamalar, susmalar ve yasaklarla örtüldüğünü, dolayısıyla da Naci’nin bu yorumunun ihmal edilemeyecek bir doğruluk payına sahip olduğunu söylüyor. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ahmet Hamdi Tanpınar, Kemal Tahir, Nâzım Hikmet, Reşat Nuri Güntekin, Sabahattin Ali, Attila İlhan ve Oya Baydar ise Çavdar’ın ele aldığı tezi işlerken başvurduğu yazarlardan birkaçı.”

    Posted by Alper Yağcı | Kasım 30, 2009, 18:54
  2. Merhaba,
    Bir Türk Dili ve Edebiyatı mezunu olarak böyle bir çalışma başlatmanız çok hoşuma gitti. Listeye daha başka kitapların da eklenebileceğini düşünüyorum. Peride Celal’in Üç Kadın adlı romanı Cumhuriyet döneminde kadının değişimini üç kardeş üzerinde inceleyebileceğiniz güzel bir romandır ayrıca Vedat Türkali’nin Bir Gün Tek Başına adlı romanı da 27 Mayıs Darbesi öncesinden başlıyarak, dönem Türkiye’sine bir göz atmanızı sağlayacak okuması keyifli bir romandır. Bu iki roman dışında sizin de listeye eklemiş olduğunuz Kemal Tahir’in bir üçlemesini Esir Şehrin İnsanları, Esir Şehrin Mahpusu ve Yol Ayrımı romanlarını da tavsiye ederim.
    Üniversitelerimizde maalesef halî hazırda Yeni Edebiyat olarak Fecr-i Ati,Tanzimat dönemleri işleniyor. Ancak son sene Türk Tiyatrosu ile birlikte bir kaç roman üzerinde duruluyor 1960 sonrası Türk Edebiyatı ise seçmeli ders olarak veriliyor. Pek çok edebiyat öğrencisinin seçmediği bu dersi siz burda üyelerinize açtığınız için teşekkürlerimi sunuyorum.
    Keyifli okumalar,
    Selma Yürür

    Posted by Selma Yurur | Aralık 1, 2009, 17:17
  3. Merhaba Selma,

    Mesajınız için çok teşekkürler. Bahsettiğiniz kitaplar da gerçekten isabetli öneriler (biz de bazılarını düşünüp listeyi kısa tutmak adına koymamıştık). Neden bunlardan biri hakkında (kısa da olsa) bir inceleme yazıp bizimle paylaşmayasınız? Buyrun, bekleriz.

    Posted by Alper Yağcı | Aralık 2, 2009, 17:30
  4. Erdal Oz- Gulunun Soldugu Aksam

    Posted by Duygu Hosgor | Aralık 3, 2009, 22:44
  5. Ayaşlı ve Kiracıları – Memduh Şevket Esendal

    Posted by Aslıhan Aksoy | Aralık 4, 2009, 23:25
  6. Tebrikler, güzel fikir. Geliştirmeleri için arkadaşlarıma ulaştıracağım.

    Posted by Alper Ecevit | Aralık 6, 2009, 06:59
  7. Bir iki eleştiri yapmak sanırım yerinde olur; madem ki bu listede şiir (Memleketimden İnsan Manzaraları dışında), veya piyes vs. yok (bir tercih olmasının yanında listenin kapsayıcılığını veya daha önemlisi yaptığı/yapacağı analizi de ona göre değerlendirmek gerek herhalde) o zaman Türk Edebiyatı yerine Türk Romanı demek daha doğru olabilir.

    Berna Moran’ın ortaya koyduğu kanonun ardındaki meselerle buradaki meselelerin de ne derece örtüştüğü konusunda açıkçası biraz şüpheliyim. Daha anlaşılır olması için şöyle diyeyim: Moran’ın kriterleri arasında, doğal olarak, estetik çok yüksek bir yerlerde fakat bu liste için bu kriter o kadar da önemli olmasa gerek. Öyle olunca da Nihal Atsız ve de Abdullah Ziya Kozanoğlu, diğer bir sürü macera romanının da yanında Malkoçoğlu ve Battal Gazi Destanı gibi zamanının ve de bence günümüzün milliyetçiliğini besleyen en önemli damarlardan, Tarık Buğra vb. diğer isimlerin olması gerektiğini düşünüyorum. Aziz Nesin’in karşılamak açısından da önemli bu. Sağ cenah farklı yazarları kanon olarak görüyorsa, onları da eklemek zorundayız. Moran’ın da Peyami Safa üzerine bir bölümü vardı diye hatırlıyorum. Gene aynı şekilde Atilla İlhan da Yakup Kadri’den sonra Kemalizm’in izini sürmek için gereken bir isim.

    Zevk meselesi belki ama Aylak Adam’ın yerine “taşra” konusunda da söyleyeceği şeyler olduğu için Anayurt Oteli sanki daha iyi olacaktır. Aylak Adam’ın sorunsallaştırdığı İstanbul yaşantısı için de Sait Faik Abasıyanık koymak doğru olur diye düşünüyorum.

    Sanırım uzun uzun açıklamaya gerek olmadan listede göze çarpan önemli bir eksiğin de Halide Edip olduğunu söylemek yanlış olmaz.

    Mehmed Uzun seçimine katılmakla beraber, çağdaş yazarlarımızdan Mıgırdiç Margosyan da eklenebilir diye düşünüyorum (belki Elif Şafak da bu meseleler bağlamında eklenebilir, İskender Pala da gene aynı şekilde). Maalesef çevirileri olmadığı için pek fazla örneği olmasa da 1914 öncesine kesinlikle dönemin ciddi üretken kesmi Ermenileri atlamamak gerekir diye düşünüyorum. Aklıma ilk olarak listedeki kriterlere de uyan Yoldaş Pançuni geliyor.
    1914 demişken, belki gözden kaçmış olacak Ömer Seyfettin 1921′de ölene kadar durmadan yazıyor. Her ne kadar ‘14 öncesi ve sonrası arasında çok keskin farklar olmasa da her iki dönemde de yer almayı hakettiği kesin.

    Son olarak, Türk asıllı Alman yazarlara da göz kırpmak fena olmaz herhalde – Emine Sevgi Özdamar herhalde en güzel örnek olacaktır.

    Posted by Cemil Hilton | Aralık 10, 2009, 13:55
  8. sevgiler öncelikle….
    bugün mia postadan gelen e-posta ile konuya dahil oldum. “aylak” bir edebiyat tutkunu olarak da çoğu kitabı okuduğumu fark ettim. yalnız yorum yazmak istediklerimi tekrar elden geçirmemde fayda var. bu işin süresi nedir onu öğrenebilir miyim? tekrar sevgiler ve iyi çalışmalar…

    Posted by Emel Danışman | Aralık 14, 2009, 11:43
  9. “Ömer Seyfettin’in çeşitli öyküleri” derken, şunu belirtmeliyim ki, Türk Edebiyatı bölümlerinin iyi saklanmış bir sırrı olmakla birlikte, aslında bu yazarın öykülerinin pek çoğu Nev’îzâde Atâyî’den çalıntıdır. Dolayısıyla özgün telif değil de yeniden yazım bağlamında ele alınmalı…

    Posted by Aslıhan Aksoy Sheridan | Aralık 30, 2009, 10:29
  10. Merhaba Aslihan Aksoy Sheridan,

    Omer Seyfettin ve Nevizade Atayi konusunda bir incelemeniz varsa bizimle paylasip boltart’a katkida bulunmanizi cok isteriz. Dilerseniz alpery@boltart.net adresi ile iletisime gecebilirsiniz.

    Posted by Alper Yagci | Ocak 5, 2010, 15:33

Bir Yorum Yazın



Fotoğraf Projeleri

Icon for Post #5115

Icon for Post #5115

Icon for Post #5115

E-mail Bültenimize Üye Olun

Email