












Kamerun doğumlu Joël Tettamanti manzara resimleri ile tanınıyor. Dünyanın farklı yerlerine seyahat ederek gördüklerini kaydediyor, bir anlamda yeniden tanımlıyor. Tettamanti, 2008-2009 yıllarında Batı Grönland’daki Ilulissat’ı ziyaret etti. Bu seyahat sırasında ortaya çıkan Ilulissat serisi bir düzine ‘hisli’ manzara fotoğrafından oluşuyor. ”Ilulissat’a vardığımda etrafımdaki güzellik beni şaşkına çevirdi. Manzara, mimari … ” diyor Tettamanti. ”Birkaç kere geri gittim, hem ailemi ziyaret etmek amacıyla, hem de aşık olduğum bu mekana geri dönmek için.”
Tettamanti’nin websitesinde turistik bir geziye çıkıyorum: Kar altında kalmış renkli evler, Ilulissat’ı bir ‘legolar diyarı’na çevirmiş. Gördüklerimi Douglas Sirk filmlerindeki kartpostal manzaralarına benzetiyorum, işin melodram kısmını dışarıda tutarak. Fotoğraflar aynı zamanda mesafeli bir ‘belgeleme’ telaşı içindeler; evlerin mesafeli ‘tavrına’, içine kapanık topluluğa ve Grönland’a uygun bir şekilde. Bir yandan bu evlerin davetkar olduğunu düşünüyorum öte yandan da sanki ”Buraya ait değilsin, sadece bir gözlemcisin,’ diyorlar. Ben (ya da fotoğrafçı Tettamanti) sadece bir ‘turist’ olarak bakabiliriz, farklı bir rolümüz olamaz.
Pastel renklerdeki evler oldukça hüzünlü ve izole görünüyor. Bu evlere, içlerinde yaşayan insanları görmeden bakmaya zorlanıyorum. Hikayelerini hayal ediyorum, globalleşmenin ötesinde var olan bu hayatları, modern şehrin ‘muli-kulti’ peyzajından farklı bir yere yerleştiriyorum. İnsanların yokluğu bu fotoğrafları herhangi bir peyzaj fotoğrafından çok daha kişisel yapıyor. İstediğim her şeyi bu fotoğraflara yansıtabilirim: rüyalar, hikayeler, hiç görmediğim, bilmediğim bir yere duyduğum özlem ve orada yaşamanın nasıl olacağına dair hayaller. Ama işte, gerçek bir hikaye: Tettamanti diyor ki ”Ilulissat’ta bir arkadaş edindim. Julien. Ilulissat’ı görür görmez buraya aşık olmuş ve yerleşmeye karar vermiş, şu anda baba olmak üzere.” Şimdi de Julien isimli bu yabancıyı düşünmeye başlıyorum ve onun için mutlu oluyorum.
Eski kayanın üzerindeki izler ve yazılar, ”Buraların sahibi var. Burası artık ‘terra incognita’ değil,” diyor. İnşaat halindeki evlerin verdiği ‘eksiklik’ ve ‘tamamlanmamışlık’ hissi -ki benim için çok tanıdık bir durum bu-ve kasabanın steril manzarası yeni bir şeyleri çağırıyor gibi; umut veren, yabancı bir şeyi… Ama beni değil. En azından, henüz değil.-Zeynep Alpaslan
Sanatçının websitesi
Landscapes with Feelings
Cameroon born photographer Joël Tettamanti is known for his unique landscape photos. He travels around the world and records, redefines landscapes in a unique way. In 2008-2009 he visited Ilulissat, which is a large municipality in western Greenland. And he created the Ilulissat series; a dozen landscape photos with feelings. “When I landed there, I was completely amazed by the beauty of the place. It’s landscape, it’s architecture.” says Tettamanti. “I went back a few times, not only to visit my family, but also because I completely fell in love with the place and it’s people.”
I started sightseeing in Tettamanti’s website: The colorful houses covered with snow gave me a kind of “lego-land” feeling. It’s almost fiction, like in Douglas Sirk movies, but without the melodrama. The photos have also a distant ‘documentary’ style, suitable for the distant ‘attitude’ of the houses, the close community and Greenland. They seem warm in cold nature but they also tell me “You don’t belong, you’re just an observer”, so I (or the photographer, Tettamanti) can only have the ‘tourist gaze’, nothing more.
The single houses painted in pastel colors seem rather sad and isolated. I’m forced to look at the houses without seeing the people living in them. So I don’t have a choice but imagine their stories, the existence of other lives beyond globalization and the ‘multi-kulti’ look of modern cities. I think that kind of absence (of the people) makes this photographs more personal than any landscape photograph. I can project whatever I want on them: Dreams, stories, longing for a place I never even saw before and imagining what it would be like to live there. But here’s a real story: “Now, I have a very good friend in Ilulissat” says Tettamanti. “Julien. He is an ex-basejumper that also fell complete in love with the place. He will be a father soon.” And now, I’m thinking about this stranger named Julien, and I’m happy for him.
The writing on the ancient rocks says “This place is taken. It’s no longer ‘terra incognita’.” And the ‘in construction’ houses and the ‘unfinished’ feeling of the village –that I’m very familiar with- is calling for something new, something hopeful, something foreign; but not for me. Not yet, anyway.-Zeynep Alpaslan
Artist’s website
Tartışma Alanı
“Joël Tettamanti: Duygulu Manzaralar” için 0 Yorum yazılmış.