
Pardesülü ve fötr şapkalı erkek oyuncu, sokak lambasının aydınlattığı sahil kıyısını andıracak şekilde tasarlanmış sahneye girer. Sessizce çantasından çıkardığı kağıtları denize atmaya başlar. Bir müddet sonra oyuncunun ağzından şu sözler dökülür: “Her şey birgün biter, öyleyse bütün bu saçmalıklar niçin?”
Çok geçmeden kadın oyuncu sahneye girer. Bir kadın, bir erkek ve cinayet öyküsü başlar. Böyle bir gecede karşılaşan bir kadın ve bir erkek nasıl davranırdı üzerinden ilerleyen oyunda hayatlar, hayaller anlatılır. Merak duygusunun katlanarak arttığı oyun sürprizli bir şekilde sonlanır.

Daha önce 5. Sokak Tiyatrosu’nda Mustafa Avkıran rejisi, Derya Alabora ve Murat Karasu oyunculuklarıyla seyirci karşısına çıkan Ay Tedirginliği bu kez Özen Yula rejisi, Sezin Akbaşoğulları ve Bekir Aksoy ile Duru Tiyatro’da birkez daha izleyici ile buluşuyor.
2001 yılı Afife Jale Tiyatro Ödülleri’nde Ay Tedirginliği ile ‘En Başarılı Oyun Yazarı’ ödülünün sahibi olan ve deneme, öykü, roman türünde de eserler veren Yula’nın oyunları yurtiçi ve yurtdışında sahnelenmekte, ödüller kazanmaktadır. Bu bağlamda Özen Yula oyun yazarı olarak aynı zamanda Türk Tiyatrosu’nun önemli bir kültür elçisidir.
Kadın-Erkek, üzerine en çok yazılan konulardan biridir. Çok yazılan bir konuda tekrara düşmemek hayli zordur. Özen Yula bilinen kalıplarla dalga geçen, nükteli ve aynı zamanda ince espri anlayışıyla naif, zeki diyaloglarla taçlanan ve gizemini son ana kadar koruyan bir oyun yazmış. Fakat reji anlamında Yula’nın oyuna hayranlık uyandırıcı bir katkısı olduğu söylenemez.
İyi bir Tiyatro oyununu oluşturan en önemli unsurlardan biri hiç kuşkusuz oyunculardır. Ay Tedirginliği’nde arasız bir saatten fazla süren nitelikli performanslarıyla Bekir Aksoy ve Sezin Akbaşoğulları’na ise diyecek yok. Her ikisi de ama özellikle Bekir Aksoy rol yapmayan abartıdan uzak ve samimi bir oyunculuk sergilediler.
Türkiye’de Modern Dansın yenilikçi isimlerinden İlyas Odman’ın da koreografisiyle lezzet kattığı oyunun kostüm ve dekor tasarımı Başak Özdoğan’a ait. Özdoğan, 1950’ler stiliyle oyuncuları giydirmiş, tüm sahneyi çakıl taşlarıyla kaplayarak tam bir sahil havası yaratmış. Böylece seyircinin daha ilk andan itibaren oyunun içine girmesini sağlayan bir atmosfer oluşturmuş.
Duru Tiyatro Ay Tedirginliği ile bu sezon bizi 1950’ler Türkiyesi’nde ay ışığı ve sokak lambasının kolkola aydınlattığı sahil kıyısında bir kadın ve bir erkeğin karşılaşmasına tanıklık etmeye davet ediyor.
Tartışma Alanı
“Seyirci Koltuğundan: Ay Tedirginliği” için 0 Yorum yazılmış.