Yüzyıllar boyunca romanların, tiyatro eserlerinin, şiirlerin, öykülerin, denemelerin, şarkı sözlerinin, tabloların, heykellerin ana temalarından biri olan aşk olgusuna Alman düşünür Schopenhauer’ın gözünden bir bakış.
Filmi izledikten sonra filmden çok Nabokov’un romanı üzerine düşünmem, bana bu romanın üzerimde ne kadar derin bir etki bıraktığını bir defa daha hatırlattı, bir anlamda kanıtladı. Kubrick’in benzersiz görsel dili ve kurgusunun her anına işlendiği filmin sonrasında bile, aklımda Lolita’nın romandaki kelimeler ve duygularla anlatımı kalmıştı.
Son Yorumlar