Eğri oturalım doğru konuşalım. Ne İstanbul Bienali devrimci bir kurum, ne de küratörler devrimci lider şapkası takıyorlar. WHW’nin küratöryel önermesi kültürün politizasyonu üzerine. Bienaldeki bu önermenin sosyal ya da siyasal değişim getirmeyeceğinin naracılığını yapmak, daha genellemek gerekirse sanat ve siyaset arasında doğrusal bir nedensellik aramak ne kadar doğru?
BİENAL // NEW ORLEANS: Katrina kasırgasının vurduğu New Orleans’da Amerika’nın en büyük bienali Prospect 1 düzenlendi. Şehrin felaket sonrası hamlığını ve dağınıklığını kullanan Bienal’de 34 ülkeden 81 farklı sanatçının işleri, 30 farklı mekanda sergileniyor. Güncel sanat mekanlarında görmeye alışkın olduğumuz bireysel, izole işler yerine sanatçılar, New Orleans’ın tarihini ve yapısını kullanarak, mekana bağlı işler yaratmış. [...]
Son Yorumlar