// arşiv

Sinema

This tag is associated with 11 posts

Aramızdaki Saatler

Tiyatro kökenli yönetmen Stephen Daldry’nin ilk uzun metrajlı filmi, Broadway’de müzikal versiyonu hala rekorlar kıran BAFTA ödüllü Billy Elliot; ikinci filmi Nicole Kidman’a 2003 yılı En İyi Kadın Oyuncu oskarını kazandıran The Hours. Yönetmenin son filmiyse bu sene Kate Winslet’a bir gecede iki oskar zaferi tattıran The Reader. Oskar tarihinde, ilk üç filminin her biri için En İyi Yönetmen ödülüne layık gösterilen tek yönetmen olan Daldry’nin çalışmalarını incelemek ve başarısının nedenlerine ışık tutmak istedik.

Soldaat van Oranje, Paul Verhoeven, 1977

Soldiers of Orange, Paul Verhoeven’ın Hollanda döneminden bir film. Yapılmış en iyi ikinci Hollanda filmi olarak görülüyor ve en iyi savaş filmleri arasında da yer alıyor. İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın İngiltere’ye savaş ilan etmesi ve Hollanda’nın kendini savaşın içinde bulmasını konu alan film, birkaç karakter etrafında şekillense de esasında ne bir kahramanlık ne de bir [...]

De Fem Benspænd, 2003

İngilizce ismi The Five Obstructions olan bu film, bir belgesel olarak kurgulanmış. Dogville ile bu seneki Cannes Film Festivali’nde büyük tartışmalara yol açan Anti-Christ filmlerinden tanıdığımız yönetmen Lars Von Trier’in sanatçı kimliğinin bu filmde bir anlamda teşhir edildiğini düşünüyorum

Der Himmel Über Berlin

Kendi hayatımdan bir ‘road movie’ yapıyor olsam içinde mutlaka Almanya’dan bölümler olurdu. Stuttgart’tan Münih’e sıcak bir yaz ortasında otostop çeken genç karakter açılışı yapabilirdi. Sabahın köründe Münih’ten Berlin’e kalkan bir tren, Köln’de karnaval zamanında sokak sokak yürüyen aylak çocuk, Danimarka’dan Hamburg’a trenle, otobüsle ve otostopla gidip gelen yabancı…

The Brothers Bloom, 2008

Rian Johnson’un yönettiği The Brothers Bloom’un görsel zenginliği ve farklı film türlerini birleştiren kurgusal yapısı, genç yönetmenin en son filmini kurtaramıyor.

Man With a Movie Camera, Dziga Vertov (1929)

Dziga Vertov’un yönettiği 1929 yapımı bir sessiz film olan Kameralı Adam, 1920′lerin Sovyet dünyasına büyüleyici bir yolculuk yaptırıyor.

Scar Tissue, Su Friedrich 1979

İlk filmi 1978 tarihli Hot Water olan Su Friedrich’in (d.1954, New Haven, Connecticut)’in üçüncü filmi olan Scar Tissue, beyaz bir tualin ya da sessiz bir müzik parçasının filme dönüştürülmüş hali olarak düşünülebilir. Avant-garde sinemanın öncü isimlerinden biri olan Friedrich, ‘queer’ filmin de en önemli temsilcilerindendir. Sanatçı, 1998 yılından beri Princeton Üniversitesi’nde film ve video yapımı dersleri vermektedir.

Downtown 81

Edo Bertoglio’nun yönettiği Downtown 81’ın başrol oyuncusu kısa ama bir o kadar da üretken kariyerinde 80lerin sanat dünyasına büyük katkıda bulunmuş olan Jean-Michel Basquiat. Film olarak güçlü olmasa da Basquiat’ın kendine yakın bir karakteri oynaması ve New York’un Lower East Side mahallesinin 80lerdeki kültürünü görmek bakımından ilgi çekici olan film, yaklaşık bir saat uzunluğunda.

Kromozom XX, İstanbul Modern

İstanbul Modern Sinema ve Filmmor’un işbirliğinde düzenlenen, kadın yönetmenlerin filmlerinden bir seçkinin sunulduğu Kromozom XX etkinliği, 29 Mart’a kadar İstanbul Modern Müzesi’nde görülebilir.

El Ángel Exterminador

1962 tarihli El Ángel Exterminador (Exterminating Angel), Criterion Koleksiyonu’na yeni eklenen filmlerden. Meksiko City’nin burjuva sınıfını ince bir şekilde eleştiren film, Buñuel’in Dali’yle birlikte yaptığı ilk filmlerinden sonra belki de en gerçekdışı senaryoya sahip çalışmasıdır. Bir akşam yemeği partisinden bilinmeyen nedenlerle ayrılamayan misafirler, insanoğlunun en basit haline dönerken içlerinden bakire olan bir genç kızı kurban [...]



Fotoğraf Projeleri

Icon for Post #1633

Icon for Post #1633

Icon for Post #1633

E-mail Bültenimize Üye Olun

Email